STRASBOURG-COLMAR (ALSACE)

1 haftalık yolculuğum, Batı Almanya’nın doğa ile iç içe şehri Stuttgart’a uçuşum ile başladı. Bu gezimin Almanya bacağını, Stuttgart ve Karlsruhe yazımdan okuyabilirsiniz. Stuttgart’ta 1 gece kaldıktan sonra 39.90 Euro ödeyerek ve Paris trenine binerek Strasbourg a gittim. Yine hotels.com aracılığıyla Hotel des Tonneliers de 2 gece konakladım. Ömrümde bu kadar ufak bir odada konakladığımı hatırlamıyorum. Buna rağmen, otelin merkezi ve odada rahat bir yatak olması benim gibi beklentisi yüksek olmayan birisi için tatmin ediciydi. Google maps i kullanarak navigasyon yardımıyla otelin yerini bulmak oldukça kolaydı ancak internet paketinden oldukça fazla yediğini söylemeden geçemeyeceğim. Bu konuda lütfen dikkatli olun, paket limitinizi aşıp da bende olduğu gibi size acı sürpriz yapmasın.

İlk gün birkaç saat şehri gezmek istedim ancak bu sürenin Strasbourg gibi bir şehre saygısızlık olacağı düşüncesiyle bu planımı son güne bıraktım. Kleber Meydanında kurulan çadırda harika bir konsere denk geldim. Bu arada %12 alkol oranlı biralara dikkat.

Ertesi gün, erkenden tren garına gidip 12.90 Euro’ya Strasbourg-Basel arası tren bileti aldım ki , Alsace yolu olarak geçen seyrine doyum olmaz Vosges dağlarının manzarasıyla romantik bir tren yolculuğu yapma fırsatı yakaladım. Basel ve Mulhouse da ne kadar görülmesi gerekli şehirler olsa da 1 günümü, Colmar’ın renkli sokaklarında ve elbette marketlerinde gezmeye adadım.

Trenden indikten sonra otobüsler sizi karşılasa da merkez yarım saat yürüme mesafesinde. Bu rüya şehirde harika fotoğraflar çekip alışverişimi yaptıktan sonra akşam yorgun bir şekilde Strasbourg’taki otelime geri döndüm.

 

Colmar’da kulağa değişik gelen bir dil dikkatimi çekti. Alsace bölgesinin başkenti Colmar’da Alsasçanın yaygın olarak kullanıldığını öğrendim. İngilizce ve sınıra yakın olduğu için Almanca da aynı şekilde yaygın olarak kullanılıyor. İsviçre’nin Basel Havalimanından da Colmar’a rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Gezerken; keyifli bir kapalı çarşısı, içinde manav, balık tezgahları ve barlarıyla sizi karşılıyor. Bölgeye özgü baharatlı şarabının ve chateau şarabının tadına bakmanızı tavsiye ederim. İçme,yeme ve gezmeye doyamayacağınız Colmar’a şimdilik veda edelim.

Ve tekrar Strasbourg. 1988 Unesco tarafından Dünya Mirasları Listesine dahil edilmiş, özellikle La Petite France bölgesiye muhteşem bir şehir. Kleber Meydanı yakınında Notr Dame Katedrali görülmesi gerekli yerlerin başında geliyor. A ve D  tramwaylarını kullanarak şehrin her tarafını gezebilirsiniz. Kanallar şehri içine almış. Yediğim Tort de Frambless, bizim lahmacuna benziyor desem yeridir. Palace de Eteoile’de çok güzel bir Avm var ki yanıbaşında Flixbus’lar ile Avrupa’nın birçok şehrine ulaşabilirsiniz. Otobüslerin içinde ücretsiz wifi hizmeti var. Ayrıca Strasbourg hayvanat bahçesi ve şehrinin sonunda göl görülmeye değer.

Bu keyifli bölgeyi haritadan görmek istiyorsanız tıklayabilirsiniz.

Keyifli bir yolculuk dilerim,

 

Leave a Comment